1 Mayıs 2013 Çarşamba
İlk 1 Saat - Halo 3 Multiplayer
1. dakika
"Hmm, demek sağ analogla nişan alıp, RT ile ateş ediyoruz"
3. dakika
"Ya o adam nasıl zıplayıp kafamdan vurabiliyor!!!"
5. dakika
"Evvvet, ilk kill'i aldık" :)
10. dakika
"Bu maçlar niye bu kadar kısa?"
25. dakika
"Bu oyunu niye daha önce oynamadım ben?"
....
Merhaba millet! Uzuuuunca bir aradan sonra (nereden baksan 3 ay falan olmuş) yeni yazımla tekrar karşınızdayım. (Sanki on binlere hitap ediyorum) Neyse, "İlk 1 saat" adını verdiğim yazılarımla bazı eğlence ürünlerinin ilk saatlerinde yaşadıklarımı inceleme havasında yazmaya çalışacağım. Umarım beğenirsiniz.
Halo 3, malumunuz üzere eski bir yapım. Eylül 2007'de Xbox 360 platformuna çıkan oyun zamanında bir hayli beğenilmişti. İnternette görüp de aşık olanlardan biriyim ben de. Gerçi şimdi "Yıl olmuş 2013, adam kalkmış 6 senelik oyunu anlatıyor" demeyin anca elimize geçti oyun.
Bilmeyenler için Halo'yu çok kısaca anlatmamız gerekirse, gelecekte geçen, SPARTAN adı verilen bir askeri birliğe bağlı Master Chief'i yöneterek Covenant adı verilen uzaylı ırkla girdiğimiz savaşı anlatan bir seri diyebiliriz.
Uzun bir süredir PS3'ümden ayrı yaşadığım için konsolda FPS yeteneklerim bayağı bi körelmişti. Dün gece oturup campaign modunda bir kaç saat harcayınca biraz biraz kendime geldim. Sabahleyin ilk işim ise multiplayer'a dadanmak oldu. Gerçi ilk dakikalarda acemilik çeksem de yılların verdiği tecrübeyle bir kaç dakika içinde oyunu çözüp eğlenceye daldım.
Halo'nun multiplayer'ı gayet güzel. Şu ana kadar sadece 4'e 4 girdiğimiz Team Slayer modunu denedim. PC'de Battlefield 3'ün 64 kişilik devasa haritalarından kalkıp Halo'nun 8 kişilik haritalarına girmek, attan inip eşeğe binme havası taşısa da eğlence olarak hiçbir kayıp yaşatmıyor.
İlk girdiğim maç High Ground adlı haritada 3'e 3 oynandığından maç boyu birbirimizi kovaladık ancak gayet güzel eğlendik. Sonra Guardian, Narrows, The Pit haritalarıyla ve aynı oyuncularla devam ettik maçlara.
Oyun gerçekten harika. Guardian haritası 3 katmanlı ortada küçük bir meydanı olan karışık bir harita. Ancak dar koridorları yüzünden sıkı çarpışmalara sahne oluyor. İlk 1 saatimin favorisi. Narrows ise en berbatı, ortada uzun bir köprü ve onun iki yanında çatışıyoruz. Pek başarılı olamadık ama zamanla ona da alışırız sanıyorum. The Pit ise eğitim alanı gibi bir yer; orada bir maç yaptık, zaten o da çok kısa sürdü (4 dakikada falan karşı takım 50 puana ulaştı). Pek anlamadım yani.
Oyunumuz 6 senelik de olsa hâlâ oynayan birilerini görmek güzeldi. Benim gibi sıfırdan başlayan bir çok oyuncuyla beraber 1 saat boyunca eğlendik. Şimdi müsaadenizle ben biraz daha takılayım Halo 3'e. :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder