1 Eylül 2013 Pazar

İkindi Muhabbeti

    Saat 5... İkindi vakti bir serinlik çıkıyor bizim bu taraflarda. Balkonda oturmanın tam sırası. Gerçi gece yaptığım gibi çay koymayacağım bu sefer. Kahve yapayım bari. Her zamanki gibi arkaya da bi müzik açayım.

   *Airbrushed - Anamanaguchi 

 
  
    Dün gece uzun süredir yazmıyorum diye accık çiziktireyim diye gittim kısacık şikayet edip geldim. (http://isimsizgunlukler.blogspot.com/2013/09/sikayetler.html) Şimdi burası benim homebase'im. Önce buraya yazmam lazımdı ama şimdi orayı takip eden daha çok olduğundan "Ben daha hayattayım ülen" diyebilmek için önceliğimi değiştirdim. 

    Sıkıntı var mı?

    Yok.

    O zaman?

    Bir şey yazdığımda genelde blogda paylaşıyorum artık. Ya burada ya da öbüründe (isimsizgunlukler.blogspot). Paylaşmadıklarım ise "Ya bu pek özel bişi oldu lan, bunu paylaşmayayım" diyerek klasörün birine gidiyor. Şimdi hem blogda hem de o klasörde yeni bir şey yoksa nereden baksan 2 aydan biraz fazladır yazmıyorum.

    Yazmayıp n'apıyorum? Hiçbir şey... can sıkıntısı... Gitmeden hemen önce bi program yapmıştım hatırlarsanız. Hatta biraz fazla iddialıydı. Hem staj yapıp hem de üzerine oyun oynayacaktım hatırlarsanız. 
    Ne mi oldu?

    Çok büyük yamuk yedim hayattan. Akşam eve zombi gibi geldiğimden, hafta sonları da ailemle takıldığımdan ne oyun oynayabildim ne kitap okuyabildim ne de başka bir şey. Ha çok şey öğreniyorum, çok fazla insanla tanıştım bu süre içinde, o yüzden sadece yaptığım program boşa gittiğiyle kaldı. Başlarda çok şikayet ettim ama sonradan dedim ki "Ya bunun okul zamanı var daha, gidince yaparız yapacağımızı" 

    Bütün bu şikayetler bir yana, hayattan n'aber derseniz: 



   Derim.

   Bütün gün eczanede olunca böyle oluyor işte. Gelenler çoğunlukla yaşlılar. Kanser hastası da çok. İnsan üzülüyor tabii. Ama n'apalım. İşimiz bu... İnsanların düşündüğünün aksine gerçekten sıkıntılı bir iş. Yani bütün gün direk insanlarla muhatap oluyorsunuz. Bazen zevkli bazense çileden çıkarıcı. Ama iyi ya. Gerçekten... :) 

   Neyse bırakalım bu muhabbeti. 

   Dün gece bir site keşfettim StumbleUpon diye. Belki bazılarınız biliyordur. Olayı çok basit; siteye üye olurken en az 5 tane ilgi alanı belirliyorsunuz. Sinema, müzik, astronomi, mizah vs. Sonra da stumblelamaya başlıyoruz. Seçtiğiniz ilgi alanlarından rastgele internet siteleri buluyor sizin için. Üye oldup site girdikten sonra resmen kaybettim kendimi. Yaklaşık bir 3-4 saat başında kalmışım neredeyse. Bir süre sonra beğenilerinize göre ilgi alanları derinleşiyor. Mesela müzik dediysen bir süre sonra ne tarz müzik istersin diye soruyor. Ve derinleştikçe daha da güzelleşiyor. 9GAG'tan sıkılmaya başladığım şu günlerde ilaç gibi geldi bana. Artık vakit öldürebileceğim daha güçlü bi silah var elimde. Muahahaha! 

   Sabahına The Last of Us'a başlayayım dedim. Ama onun yerine kardeşimle oturduk laptopların başına, o Diablo 3 oynadı ben ise XCOM. Hâlâ devam ediyor oynamaya. Ben bırakalı bayağı oldu. Onun yerine bu yazıyı yazıyorum. Niye XCOM diye sordu bir kaç kere kardeşim. Bi kere sıra tabanlı stratejilere karşı anlaşılamayan bir sevgim var. Üstüne bir de bilim kurgu oluşu eklenince... Hem kaliteli de bir yapım. Dadına doyamıyorum yani anlayacağınız. (Bu hafta sonu itibariyle oynayamıyorum şikayetleri sıfırlanmış oldu)

   Bilim kurgu demişken hazır, dün oturdum Star Trek Into Darkness'i izledim. İnternetteki genel kanının aksine ben filmden gayet zevk aldım, heyecanla izledim. Hatta sonuna doğru bazı sahnelerde bayağı kötü oldum. (Hatta bir sahneyi paylaştım Facebook'ta) Bilim kurgu severler için gayet hoş bir filmdi bence. İzleyin. İzlettirin. Zaten az geliyor bilim kurgu filmleri, olana da laf atmayalım. 

   Okullar başlamadan daha doğrusu gitmeden önce bir kaç seri bulayım diyorum. Babylon 5 ve Firefly var aklımda. Eğer varsa bildiğiniz bilim kurgu dizisi, aşağıya yorum atın lütfen. 

   Şimdilik gidiyorum sevgili okurlar. Fazla açmayalım arayı diyorum ama söz vermiş gibi olurum sanırım. Her zamanki gibi güzel bir şarkı koyuyorum aşağıya. 

   Hadi görüşürüz! :) 

*Monkey Wrench - Foo Fighters 






   
   
   



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder